Geçen hafta hatırlayacağınız üzere ahlak konusunu ele almıştık. Güzel ahlakın insanın sahip olacağı en kıymetli ruh donanımı olduğunu yineleyerek, bu yazımda çocuklarda gelişim dönemlerini bilmenin önemini ve çocuklara güzel ahlak eğitiminin nasıl verileceğini dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım.

Güzel ahlak, işitildiğinde dahi kulağa çok hoş gelen ve ruhu okşayan bir kavram iken güzel ahlaklı insanlara denk gelmek ya da güzel ahlaklı insan olarak anılmak kim bilir ne kadar derin etkiler bırakır ruhlarda. Ve kim bilir ne kadar da şanslı hissettirir kişiye kendini. Güzel ahlaklı insanlarla bir arada olmak müthiş huzur ve güven verir insana. Arkanızı dönseniz de, uzaklara gitseniz de yanında olsanız da her daim içiniz rahattır çünkü karşıdaki kişinin duruşundan, karakterinden eminsinizdir, ihanete maruz kalmayacağınızı bilirsiniz. Şu anda kime sorsak, büyük ihtimalle herkes yakın çevresinde böyle güzel ahlaklı birisi olsun ister. Yetişkinler olarak yanımızda karşımızda her zaman güzel ahlaklı birilerini bulamayabiliriz, ama gelecek nesillerde çocukların şanslı yetişkinler/ebeveynler olması için bugünden elimizi taşın altına koymalıyız. Çocuklarımızı güzel ahlaklı bireyler olarak yetiştirmeye özen göstermeliyiz.

Peki, ahlaklı çocukları nasıl yetiştireceğiz?

Tabii ki öncelikle güzel ahlak kavramının içini dolduran davranışları ebeveynlerin içselleştirmiş olması gereklidir. Çünkü çocukların en önemli rol modeli ebeveynleridir. kişisel zaafların kölesi olup, kişisel çıkarlar uğruna tüm değerleri ayaklar altına alıp, doğruyu yok sayıp yalanın kölesi olup ta çocuklardan dürüstlük, saygı, empati, hak-adalet gibi kavramların içini doldurmasını beklemek gerçeklikten uzak, sadece boş bir hayalin peşinde koşmak olur sanırım. O nedenle ahlaklı bir duruşla çocuklara doğru model olabilmek çok kıymetli…

Çocuklara doğru bir ahlak eğitiminin temelinde sevgi, saygı, empati, iyilik, güven olmalıdır. Çocukların önce kalbine dokunmalı, iyilikleri sevdirmeli ve iyiliği ister hale getirilmelidir. Bu da ancak yumuşak bir yaklaşım, tatlı dil ve sevgiyle doğru şekilde iletişim kurarak mümkündür. Çünkü çocuklarda kalp ve duygular mantıktan önce gelmektedir. Çocukların ahlaki eğitimleri öncelikle ruhsal doyumlarının sağlanmasıyla başlar. Sevgi ihtiyacı en temel ihtiyaçtır ve küçük yaşlarda çok yoğun olarak hissedilir. Yaşları büyüdükçe çocuklarda sevilmekle birlikte özgürleşme ihtiyacı artar. Çocukların kontrollü özgürleşebilmesi de bilinçli bir yetişkinliğe erişebilmeleri için de disiplin çok önemlidir. Bu da yine küçük yaşlardan itibaren sevgiyle yaklaşarak ve kurallar koyularak mümkün olur. Çocuklara doğru bir ahlaki eğitim verebilmenin önemli bir diğer ayağı da çocukların gelişim dönemlerini bilmek olmalıdır. Gelişim dönemlerini bilmemek bazen çocukları gereksiz yere yargılamaya ve suçlamaya yol açabilir. Çünkü çocuklar her gelişim döneminde farklı özelliklerle tanışırlar. Gelişim dönemleri açısından Ahlak gelişimini kısaca anlatmak isterim:

1-Ahlak öncesi dönem: Bebeklik çağına denk gelen bu dönemde bebeklerin ahlaki davranışları yoktur. Çocuk anne babaya bağımlıdır ve onların tepkilerine göre davranışlarını şekillendirmeye başlar. Taklit etmeye, hayal kurmaya başlar ve dil gelişimi bu dönemde kazanılmaya başlar.5- 6 yaşlarına kadar gerçeklik kavramı gelişmediğinden çocukların söylediği yanlışları yalan olarak değerlendirmemek gerekir.

2-Bencillik dönemi: Çocuklar 6 yaşına kadar benmerkezcidir. Kendi istek ve arzuları ön plandadır. Ama ahlaki duygular yavaş yavaş belirmeye başlar.6 yaşında bilinç çok kuvvetlidir, yalnızken bile ebeveynlerin koyduğu ahlaki kurallara uyabilir.

3-Başkalarına uygunluk dönemi: Bu dönemde çocukların ahlaki davranışları otoriteye bağlıdır. Yetişkinlerin tepkilerine göre ahlaki davranışları içselleştirir. 8 yaşından itibaren davranış ve niyet arasında ilişki kurabilir.9 yaşında çevreden gördüğü davranışları taklit ederek ahlaki tutumları kazanır. O nedenle çocukların sosyal çevresi çok önemlidir.

4-Duygusal vicdan dönemi: Bu dönemde ahlaki yargılar ve davranışlar otoriteye bağımlılıktan çıkarak, karşılıklı ilişkiye dayalı bir ahlaki yapı şekillenmeye başlar. Özellikle 7 -9 yaş duygusal öğrenme çağıdır ve düşünceler bu dönemde uyanmaya başlar. Çocuk 9-10 yaşından itibaren, iyi-kötü, doğru-yanlış, haklı-haksız gibi kavramları ayırt edebilir. Kendine bu dönemde ideal bir kişi seçme eğilimi çok fazladır. Yetişkinlerin bu dönemde özellikle çok dikkatli olması gerekir.10-12 yaşlarında ise çocuk özerk ahlak gelişimini kazanır. Çocuklara bu dönemde ahlaki anlamda düşünme, yargılama gibi davranışları için fırsatlar verilmelidir.

5- Akılcı vicdan ve evrensel ahlak dönemi: Çocuk artık ergenlik dönemine girmiştir. Doğru ve yanlış kavramını kendi vicdanıyla ve kendine has ahlak ilkeleriyle değerlendirir. Birey olarak artık kendini denetleyebilir durumdadır. Hatta olayları evrensel boyutta ahlaki ilkelerle dahi değerlendirebilir. Hak ve adalet duygusu hem kendisi için hem başkaları için çok yüksektir.

Yapılan araştırmalar ahlaki olgunluğun tam olarak 19 yaşında kazanabileceğini göstermektedir. Çok az bir kesim sadece 19 yaşından önce ahlaki olgunluğa ulaşmaktadır.

Gelişim alanlarını bilen ebeveynlerin çocuklardan beklentileri de daha gerçekçi olacaktır.

Yine ahlaki eğitim verirken tutarlı ve dengeli bir tutum sergilemek önemlidir. Bir davranış yanlış ise her zaman yanlış olarak tepki verilmelidir. Bir gün kızıp bir gün tepkisiz kalınan bir davranışı çocukların içselleştirmesi mümkün değildir. Çocuklara ahlaki davranışları anlatmakla kalmayıp sık sık bizden ya da yakın çevreden görmelerini sağlamak ta önemlidir. Ebeveynler olarak çevreye karşı duyarlı, adaletli, yardımsever tavırlarımızı çocukların görmesini sağlamak ya da bunları birlikte yapmak çok kıymetli. Örneğin; çevreyi kirletmemek, canlıları korumak, kimsesiz ve yardıma muhtaç olanlara birlikte yardım etmek gibi. Dijital ortamlarda maalesef çok fazla şiddet içerikli programlar var. Bunlar çocuklarda tüm ahlaki duyguları yok edecek kadar da güçlü. Çocukların dijital ortamlarda neler yaptığını bilmelisiniz ve kullanımları sizin kontrolünüzde olmalı. Aynı şekilde çocukların sosyal ortamlarda takibi de son derece önemli. Çocuğunuz kimlerle zaman geçiriyor? Sosyal rol modelleri kimler? Bunu her ebeveyn bilmek zorunda.

Çocukların iradesini güçlendirmek, vicdan ve öz denetimi geliştirebilmek de ahlak eğitiminde çok elzemdir. Bunun için çocuklara kendi kararlarını verme ortamları oluşturmak gerekir. Çocukların verdikleri kararların sonuçlarını deneyimlemeleri çok kıymetlidir. Vicdan ve ahlak birbiriyle iç içedir. Çünkü vicdan kişiyi kötü davranmaktan alı koyan en etkili öz denetim mekanizmasıdır. Çocuklarda öz denetimi geliştirmek için kurallar nedenleriyle birlikte açıklanmalı ve tutarlı olunmalıdır. Çocuklarda ahlakla ilgili olumlu davranışlar övülerek pekiştirilmeli. Olumsuz ya da yanlış davranışlar konusunda çocuklar rencide edilmeden uyarılmalıdır. Çocukların ilgi ihtiyaçları ile temel eğilim ve duyguları bilinmeli ve buna göre bir yaşam modeli oluşturulmalıdır. Tabi bu istek ve eğilimler geliştirilirken de doğru bir yönlendirme yapılmalıdır ki çocuklar bencillik, hırs, haset, kibir gibi hem kendine hem çevreye zarar veren duyguları müspet ve meşru alanlara aktarabilsinler.

Küçük yaşlardan itibaren çocuklara anlatılan masallar, hikayeler de ahlak eğitimi için çok değerlidir. Yaşlarına uygun olarak seçilen kitaplar da aynı şekilde çok önemlidir. Kahramanları ve Başından geçen olaylara karşı tutumları da çocuklarda ahlak eğitimi başta olmak üzere birçok değerin kazandırılabileceği çok kıymetli eğitici fırsatlar sunmaktadır.

Unutmayınız, her çocuk ailesinden yuvasından aldığı ahlak giysilerini giyer. Çocuğunuzda neyi nasıl görmek istiyorsanız o şekilde yaşayın ve öyle muamele edin.

Ahlaki değerleri gelişmiş, vicdanlı ve mutlu bireylerden oluşan bir toplumda, güvenle ve huzur içinde yaşayabilmek dileğiyle…

HAFTANIN ÖNERİSİ: Üç aylarına girdiğimiz şu günlerde çocuklarınızla birlikte çevrenizde bulunan hasta ve yaşlıları ziyaret edebilirsiniz.