Özdemir, alınan kararları değerlendirdiği açıklamasında, alan bazlı destekler çerçevesinde nohut, kuru fasulye, mercimek için daha önce 32 lira olan destek miktarının 75 lirası mazot ve 21 lirası gübre olmak üzere toplam 96 lira olarak belirlendiğini ifade etti. İçerisinden geçilen ekonomik süreç dikkate alındığında en önemli tarımsal girdilerden olan mazot ve gübrede yapılan bu artışın çiftçilerin üretimlerini sürdürmeleri açısından önemli olduğunu kaydeden Özdemir, "2022 üretim yılında prim desteği olarak adlandırılan fark ödemesinde ise kuru fasulye, nohut ve mercimek için verilecek destek kilo başına 50 kuruş düzeyinde sabit tutuldu. Bakanlığımızın açıkladığı son listeye göre nohut 566, kuru fasulye 377 ve mercimek 266 havzada destekleniyor" dedi.

Bakanlığın ’Baklagil Sektör Politika Belgesi’ raporunda bakliyatı özel ürün statüsünde göreceğini açıkladığını hatırlatan Özdemir, "Dolayısıyla beklentimiz arz açığı olan bakliyat için verilen bu desteğin artırılması yönündeydi. 1980’li yıllarda 2,4 milyon ton olan bakliyat üretimimiz ne yazık ki yarı yarıya azaldı. Ülkemizin aynı seviyeleri yakalamak için önemli bir potansiyeli var. Bu doğrultuda önümüzdeki dönemde kilo başına verilen 50 kuruşluk desteğin artırılmasının yararlı olacağı kanısındayım" diye konuştu.

"Sertifikalı tohum kullanım desteği yükseldi"

Pandemi süreci ve Rusya-Ukrayna savaşının tarım ve gıda sektörünün önemini açıkça gösterdiği gibi başta kuraklık olmak üzere iklim değişikliğinin de üretimde verim kavramının ne kadar dikkate alınması gereken bir unsur olduğunu ortaya koyduğunu dile getiren Özdemir, "Bakliyat üretiminde verimi artırmanın yolu sertifikalı tohum üretiminin ve kullanımının yaygınlaştırılmasından geçmektedir. Açıklanan son kararda sertifikalı tohum kullanım desteği kuru fasulye ve mercimek için dekar başına 60 liraya, nohut için 50 liraya yükseltildi. Ancak sertifikalı tohum üretim desteği uzun süredir olduğu gibi orijinal kademe için her üç üründe de kilo başına 60, sertifikalı kademe için 50 kuruşta sabit kaldı. Oysa ülkemizde şu an yüzde 2-3 seviyesinde olan sertifikalı tohum kullanımını yaygınlaştırmanın yolu aynı zamanda üretimini de artırmaktan geçmektedir. Dolayısıyla verim, dayanıklılık ve kaliteli ürün açısından önümüzdeki dönem sertifikalı tohum kavramına daha fazla odaklanmamız gerektiği kanaatindeyim" ifadelerini kullandı.

"Üretim daha fazla teşvik edilmeli"

Tarım ve gıda sektörünün öneminin giderek arttığı bu dönemde ülkelerin geleceğe yönelik kısa, orta ve uzun vadeli politikalarını şimdiden belirleyip bu doğrultuda projelerini uygulamaya koymaya başladıklarını söyleyen Özdemir, şöyle devam etti:

ÇKA, Yeni Çağrı Döneminde 55 Milyon TL Destek Sağlayacak ÇKA, Yeni Çağrı Döneminde 55 Milyon TL Destek Sağlayacak

"Ülke olarak genelinde tarım ve gıda, özelinde ise bakliyat sektörümüz açısından kalıcı politikaları şimdiden belirlemek, verilecek olan destekleri bu bağlamda değerlendirerek üreticilerimizin bakliyat üretimine daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Böylece ülke olarak 80’li yıllarda olduğu gibi hem iç talep açısından kendi kendine yeterli hem de ihracatta dünya genelinde rekabetçi pozisyona yeniden kavuşabileceğimiz kanısındayım."