Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Özgür Akoğlan, yeni eğitim modelinin fırsat eşitliğini beraberinde getireceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı 2023 Yıllık Programı’na göre zorunlu eğitim sürecine dair oldukça önemli bir adım atılıyor. Buna göre zorunlu eğitimde başlangıç yaşı 6’dan 5’e düşürülüyor. Peki yeni eğitim sürecindeki bu değişiklik, öğrencilerin yaşamlarına nasıl bir katkı sağlayacak?

Konuyu değerlendiren İstanbul Topkapı Üniversitesi Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Özgür Akoğlan, “Öncelikle 12 etkinlik kitabı, 36 hikâye kitabı ve öğretmen kılavuz kitabı pilot olarak seçilen 20 ildeki 200 okulda okutulacak ve bunların etki değerlendirmesi yapılacak” bilgisini verdi.

Ülkemizde birçok çocuğun okul öncesi eğitime erişmede problem yaşadığının altını çizen Akoğlan, “Günümüz çağı çocuklarının eğitime ne kadar erken başlarsa, özgüvenleri o kadar yüksek olacaktır. Özellikle kırsal kesimdeki dezavantajlı öğrencilerin erken eğitime katılmaları sağlanacaktır. Eğitime beş yaşında başlanacak olması, öğrencilerin yeteneklerinin keşfedilmesi ve bundan sonraki eğitim hayatlarında bu yetenekleri doğrultusunda geliştirilmesi noktasında faydalı olacaktır. Yeteneklerin keşfi ve gelişim düzeylerinin kontrolü için uygulanacak testlerin amaca uygun seçilmesi ve öğretmenlerin de bu yaş öğrenci davranışları konusunda eğitimlere tabii tutulması önem arz etmektedir” dedi.

Toros Üniversitesi’nde Akademik Yıl Açılışı Gerçekleştirildi Toros Üniversitesi’nde Akademik Yıl Açılışı Gerçekleştirildi

‘Uygulamalı eğitim modeli geliştirilmeli’

Erken yaşta eğitimin öğrencilerin yabancı dil eğitimine de katkı sağlayacağını ifade eden Özgür Akoğlan, “Özellikle yabancı dil eğitimine başlamanın erken yaşlarda olmasının gerektiği konusunda uzmanlar birleşmektedir. Dikkat edilecek nokta öğrenciler henüz 5 yaşında dil gelişimini tamamlamamış olması nedeniyle farklılaştırılmış ve bireyselleştirilmiş eğitim modelleriyle yabancı dil eğitimi desteklenmelidir. Bu yaşlar aynı zamanda ince motor ve kaba motor becerilerinin gelişmesi açısından kritik olduğu için ders içerikleri ve kazanımlar hazırlanırken düşünme ve beceri geliştirici aktivitelerle donatılması önem arz etmektedir. Teorik derslerden daha çok uygulamalı dersleri içeren eğitim modeli geliştirilmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

‘Gelişim geriliği varsa erken tespit edilebilecek’

Gelecekte ortaya çıkabilecek bazı sorun ve durumların artık daha erken tespit edilebileceğinin altını çizen Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Özgür Akoğlan, “Öğrenme güçlüğü, gelişim geriliği gibi psikolojik durumların öğretmenler tarafından erken fark edilerek çözüm ve tedavi imkânları sağlanmasına fırsat sağlayabilecektir. Unutulmaması gerekir ki bu dönem akran baskısının en fazla yaşandığı süreçlerin başında gelmektedir. Ayrıca karakter ve özgüven oluşumu noktasında da hassas bir dönem Bu nedenle eğitimcilerin hizmet içi eğitimlerle desteklenmesi gerekiyor” dedi.

Zorunlu eğitimden ailelerin de artık kendilerine daha fazla vakit ayırma olanağı kazandığını ifade eden Akoğlan, “5 yaş zorunlu eğitimle birlikte ebeveynlerin (ki özellikle annelerin) iş hayatlarına yönelmesinde kendi gelişimleri için aktivitelere katılmasına yardımcı olacaktır” ifadelerini kullandı.